Kapat

Bileziğini Satarak Bu İşe Girdi! Şimdi Paraya Para Demiyor

Anasayfa
Başarı Hikayeleri Bileziğini Satarak Bu İşe Girdi! Şimdi Paraya Para Demiyor
bilezik
reklam-fbs

Uzun yıllar boyunca İstanbul’da çeşitli işlerde çalıştıktan sonra Kastamonu’da bulunan köyüne dönmeye karar veren girişimci Mürüvvet Pay, köyüne döndükten sonra bileziğini satarak giriş yaptığı bu iş fikriyle çok ciddi bir gelir elde etmeye başladı.

30 yılı aşkın sürede İstanbul’da çeşitli işlerde çalışan ama doğru dürüst para biriktiremeyen girişimci Mürüvvet Pay, 2010’da Kastamonu’da bulunan Gözalan köyüne dönmeye karar verdi. Köyüne döndüğünde hiç parası olmadığı için ablasından bir adet bilezik borç alan ve bu bileziği bozduran Mürüvvet Pay, bu para ile bir kovan arı satın aldı. Birkaç ay içerisinde elde ettiği bal ile gelir elde etmeye başlayan Pay, aradan geçen 9 yıl içerisinde 200 kovana ulaşmayı başardı.

“Tek kovan arıyla başladım, şimdi 200 kovan arım var”

bl2

Tamamen geçimini arıcılıkla sağlayan Mürüvvet Pay, “Bu arıcılığı çevremde akrabalarımın yapmış olduğunu gördüm, bende heveslendim ablamı aradım, abla dedim benim arı alacak durumum yok sende varsa bana gönder. O da bana dedi ki bileziğim var satarım sana gönderirim dedi bana gönderdi. Bende onunla bir arı aldım. O sene güzel bal aldık, yarısını ablama gönderdim. Ondan sonra ertesi sene arımı çoğalttım. Sonra baktım ki güzel oluyor verimi var arımı çoğalttım. 2 sene bunu devam ettirdim ablamla ortak şekilde. Ablamın var 70 arısı var, benim 200 arım var, ablamda devam ediyor bu işe bende devam ediyorum. O da alıştı, o bana yardım ediyor ben ona yardım ediyorum” dedi.

“İstanbul’da konfeksiyondaki işimi bıraktım, köyde arıcılığa başladım”

10 yıldır Doğanyurt’ta Gözalan köyünde arıcılığı devam ettirdiğini söyleyen Pay, “İstanbul’da konfeksiyonda çalışıyordum. Biz, 10 seneden beri arıcılığa devam ediyoruz, para da kazanıyoruz, işimiz de güzel ikimiz kafa kafaya biz bunu abla kardeş beyim abim yapıyoruz. Biz işimizi profesyonel yapmaya alıştık, para kazanmaya da alıştık. Buradan da ayrılmanın yolu yok” diye konuştu.

“Arı bakmayı kendi kendime öğrendim”

Arı bakmayı kendi kendine öğrendiğini söyleyen Pay, “Yıllık 600 ila 800 kilo arasında kestane balı alıyorum. Bu yal daha güzel olacağını tahmin ediyorum. Havalar çok güzel gidiyor. Arıya bakmayı konusunda kendi kendimi yetiştirdim. Çevrem de gördüklerimden örnek aldım, köyümüze gelen arıcılardan bilgi aldım. Televizyondaki programları izledim. Bunları da kendi arılarımda uyguladım. Arılarla aram çok iyi, arılar bana aşık ben arılara aşığım, duramam arısız o kadar” şeklinde konuştu.

“Kestane Balı Festivalinde ikinci seçildim”

Arıcılığı her kadının kolaylıkla yapabileceğini vurgulayan Pay, şöyle konuştu: “Doğanyurt’ta düzenlenen Kestane Balı Festivalinde gelip kovanlarımdan numune aldılar. Bizlerden birer kavanoz bal aldılar. Bir hafta sonra bizleri festivale çağırdılar ve orada bizlere plaket verdiler. Ben, önce inanmadım şoka girdim. Orada plaket alınca sevinçten oynadım, inanamadım. Sanki kalbim yerinden fırlayacak gibiydi. Asla ben olurum dememiştim. Bana vermezler diye düşünüyordum. Çünkü benden daha fazla orada büyük arıcılar vardı. İkinci oldum, buna çok sevindim. O heyecanımı hiç unutamam”

“Arıcılığı kızlarıma dahil tavsiye ediyorum”

bl

reklam

“Kadınların elinin değdiği her yerde her şey olur” diyen Pay, şunları kaydetti: “Kadınlar yeter ki arıdan korkmasın yapacağım diye söz versin, her kadın yapabilir, bu işi ben yapıyorsam her kadın yapar cesaretli olsun yeter. Ben kendi kızlarıma öneriyorum, emekli olmadan gelin diyorum, bu işle ilgili diplomanızı alın, benden kalan size yeter diyorum başka bir şey yapmanıza gerek yok diyorum”

35 yıl boyunca İstanbul’da çeşitli meslek dallarında çalıştığını anlatan Pay, şöyle devam etti: “35 yıl gurbette kaldım, köye geldim arı almak için düşündüm düşündüm bir bileziğim vardı, onu sattım bir arı aldım, bir arı da ablama aldırdım, onunla beraber iki arımız oldu ablamla beraber. İstanbul’da durup da kendimi heba etmektense arılara bakmak daha iyi dedim köyde. Hakikaten de iyi bir mesleğe yönelmişim. Parada kazanıyoruz, durumumuz da iyi, üç dört yere evde yaptım bu kazancımla. Allah’ı şükürler olsun, evimizde var, arabamızda var, arımızda var. 200 kovan arımda var, çok mutluyum

“Bir arı kovan ile başladık, her yıl geliştirdik”

Mürüvvet Pay’ın ablası olan ve Gözalan köyünde 70 arısı bulunan Kezban Çalışkan ise, şunları kaydetti: “Abla gel bana bir arı al dedi bende aldım o da aldı, bir arı ben aldım bir arı da o aldı. Ertesi yıl da 4 arı daha aldık. Ondan sonra arılarımız kendileri çoğaldı. Biz daha sonra arıcılığı devam ettirdik, seven insan gelsin bir arıdan başlasın devam ettikte artık ayrılamaz, balından şifasından her şeyinden”

“Arıcılığı sadece erkekler yapabilir kanısı yanlıştır”

Geçimlerini arıcılıktan sağladıklarını belirten Nevin Yılmaz da, şunları söyledi: “Hem vakit geçiriyoruz hem de tabiat güzel. O yüzden arıcılık yapıyoruz. Biraz zor oluyor ama arıcılığı erkek işi diye genel bir düşünce var. Baktık ki bu, bizim yapabileceğimiz bir iş. Şimdi arıcılığı bizler yapıyoruz. Sabah gidiyoruz akşam geliyoruz. Biraz zorlukları var ama tatlı zorluklar yani. Doğamız güzel bizim, burası hep kestane ağaçları, arılarımız da kestanelerden ballarını alıyorlar. Günümüz arılarla geçiyor, çocuklarımız kadar seviyoruz. Çocuklar artık arka planda kaldı. Burası Doğanyurt’un Gözalan köyü, biz burada üç kardeş arıcı olarak çalışıyoruz. Geçimimizi de arıcılıktan sağlıyoruz. Ballarımız da kestane balıdır”

Acil Kredi Mi Lazım? En Uygun Kredi Hesaplama

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir