Kapat

Kinoa Yetiştiriciliği Nasıl Yapılır? Fiyatı

Anasayfa
Karlı İşler Kinoa Yetiştiriciliği Nasıl Yapılır? Fiyatı

PARAMI EN DOĞRU NASIL DEĞERLENDİRİRİM DİYE DÜŞÜNME!

KISA SÜREDE NE KADAR KAR EDEBİLECEĞİNİ HEMEN GÖR!

(Ayrıntılı bilgi için hemen tıklayın!)

Türkiye’de son dönemde kinoa yetiştiriciliği üzerine çalışma gösterenlerin sayısında önemli oranda yükselişler var. Kısa sürede kar elde etmek için karlı tarımsal faaliyetler arasında yer alan kinoa yetiştiriciliği üzerine çalışma yapmak istiyorsanız, bu rehberde ekimden hasada kadar en ayrıntılı bilgileri sağlamaya çalıştık.

Protein bakımından çok zengin olan Kinoa, son dönemde birçok özel karışımlar arasında da yer alıyor ve sağlık uzmanları tarafından sıklıkla öneriliyor. Bu kapsamda tüketim bazındaki artışa paralel olarak üretimde de önemli çalışmalar var. Kinoa yetiştiriciliği, Türkiye’nin her noktasında yapılabiliyor. Üstelik Kinoa’nın tarımı sadece 90 gün gibi kısa bir sürede tamamlanıyor, bu da tarımı için eşsiz “karlılık” sağlıyor.

KİNOA NEDİR?

kinoa

Kinoa, yenebilir tohumları için tarımı yapılan Chenopodioideae alt familyasından bir bitkidir. Gerek üretiminde gerekse tüketimindeki ortak noktalar sebebiyle tahıllar ile beraber değerlendirilir ancak Buğdaygillerden değildir.

Kinoa kelimesi Keçuva dilindeki kinua sözcüğünün İspanyolca söylenişinden gelmektedir. Dünyada yaygın olarak İngilizce kelime karşılığı olan ”Quinoa” kelimesiyle tanınır.

Kinoa’nın tarihçesi Güney Amerika‘da bulunan And Dağları bölgesinin yüksek kesimlerinde başlamaktadır. Bu bölgede doğal şartlarda kendiliğinden yetişen Kinoa zamanla Peru’nun sahil kesimlerinden Güney Amerika kıtasının kuzey ve batı kesimlerine kadar geniş bir bölgede üretilmeye başlanmıştır.

Arkeolojik verilere göre günümüzden 5.200 ile 7.000 yıl öncesine kadar insanlarca doğadan toplanarak tüketilmeye başlanan Kinoa’nın tarımsal üretimine yaklaşık 4.000 yıl önce başlanmıştır. İlerleyen dönemlerde özellikle İnka Medeniyeti zamanında tarımsal üretimi oldukça yaygılaşan Kinoa’ya o dönemde manevi bir değer atfedilir, halk tarafından buğday ve pirincin yerine tüketilen kutsal bir yiyecek olarak görülürdü.

1500’lü yılların başında Güney Amerika’nın keşfiyle beraber İspanyol istilacılar ile İnka Medeniyeti arasında yaklaşık 30 yıl süren bir savaş meydana gelmiştir. İspanyol istilacıların kışkırtmasıyla İnka Medeniyeti’ne karşı irili ufaklı onlarca kabile ayaklanmış ve neticede İnka Medeniyeti tarihin tozlu sayfalarına gömülmüştür. Rivayetlere göre İnka Medeniyeti, şehirleri altın ve mücevherlerle süslü çok zengin bir ülkedir ancak İspanyol istilacılar İnkaların bu zenginliklerini yağmalar ve bu zenginlikleri bugünkü İspanya ve Portekiz’in bulunduğu İber Yarımadası’na taşırlar. Büyük bir yıkımın ardından tarih olan İnka Medeniyeti, bölgesine kıymeti sonraları çok daha fazla anlaşılacak önemli bir miras bırakmışlardır; Kinoa.

Dünya tarihi kurulduğundan bu yana savaş ve kanla yazılmıştır. Ancak bazı insanlar vardır ki kendilerini belki farkında bile olmadan, gelecek nesilleri etkileyebilecek bir olayın merkezinde bulurlar. Aradan 4 asırdan fazla bir zaman geçmiştir. Henüz üniversiteyi yeni bitirmiş ve yüksek lisans tezi olan patates çeşitlerini araştırmak olan bir Danimarkalı dünyada patatesin en çok yetiştirildiği ülke olan Peru’ya doğru yola çıkar. Bu genç bilim insanının hedefi farklı patates çeşitlerinin yetiştirilişi hakkında yerinde bilgi toplamak ve kendi çalışmalarıyla beraber Avrupa’ya yeni patates çeşitleri getirmektedir. Aylarca Peru’nun farklı kesimlerini gezen genç, bazı küçük kasabalarda ”quinua” isimli küçük taneleri olan bir bitki tüketildiğini, yaşlı insanların dinç ve sıhhatli kalmalarının bu bitki sayesinde olduğu hakkında hikayeler dinler. Gerçekten sürekli tarlalarda ağır işlerde çalışan birçok yaşlı görmektedir ve bitkiye karşı merakı da burada başlar. Kinoa’dan yapılan farklı yemekleri tatma fırsatı elde eden gencin Kinoa’ya karşı merakı gün ve gün artmaktadır.

Eve dönüş zamanı geldiğinde ise yanında hatırı sayılır miktarda Kinoa tohumu vardır ve döndüğünde hemen üzerinde çalışmaya başlayacaktır. İlk zamanlarda bu bitkinin gerçekten bir mucizesi olup olmadığını görmek için besin değerleri üzerinde çalışmalar yapar. Çalışmalarını yürüttüğü üniversitenin de imkanlarıyla Kinoa’nın temel besin içeriklerini tespit etmeye başlar. Sonuçlar şaşırtıcıdır. Kinoa’nın besin değerleri buğday, mısır, pirinç gibi dünya genelinde tüketilen ürünlerden çok daha yüksektir ve genç, insan beslenmesinde Kinoa’nın bir devrim yaratacağını düşünmeye başlamıştır.

Aradan geçen uzun yıllara rağmen genç, Kinoa üzerinde çalışmalarına ilk günkü hevesiyle devam etmektedir. Ayrıca artık mezun olduğu üniversitede bir akademisyendir. Bu süre zarfında Kinoa’nın temel besin öğelerinin yanı sıra mineral yapısını, esansiyel aminoasitlerini, yağ içeriklerinide tespit etmiş, Kinoa’nın diğer besin gruplarından uzak ara ayrıştığı gerçeği yapılan her yeni araştırmayla ön plana çıkmıştır. Elde ettiği bilgileri diğer Avrupa ve ABD’li üniversitelerde paylaşmış aynı zamanda Dünya Tarım ve Gıda Örgütü‘ne (FAO) raporlamaya başlamıştır.

Çalışmalar 2 yönlü yürütülmektedir. Besin öğelerinin tespiti – gen haritasının çıkartılmasının yanı sıra bitkinin farklı iklimsel yapılarda yetiştiricilik denemelerine başlanmıştır. Aynı zamanda kendi tohum çeşitlerininde ıslahına başlayan genç, Avrupa ülkelerinin yanısıra Kenya ve Mısır’da denemeler yapmış ve Kinoa’nın kaderini belirleyecek çok önemli tespitler elde etmiştir. Kinoa öyle bir bitkidir ki içinde bulunduğu iklim veya toprak koşullarına çok hızlı bir şekilde adapte olmaktadır. En olumsuz şartları dahi tolere edebilmekte ve bir şekilde hayatını devam ettirmektedir. Yaptığı denemelerde tarımsal niteliği olmayan topraklarda dahi yetiştiği, çok az bir su miktarıyla hayatta kalabildiğini gözler önüne sermiştir. Dünyanın en az yağış alan bölgelerinden biri olan Sina Yarımadası’nda hiçbirşey yetişmeyen topraklarda Kinoa‘yı yetiştirmiş bunu da sürekli olarak raporlamaya devam etmiştir. Ardı ardına gelen bu raporlar FAO‘nun dikkatini çekmiş ve FAO bünyesinde Kinoa’yı araştırmak üzere bir komisyon kurulmuştur. Komisyon başına getirilen genç, bu çalışmaları dünyanın 100’den fazla ülkesine yaymıştır. Bu ülkelerden biri de Türkiye’dir. 2009 yılında Türkiye’de ilk kez Adana Çukurova Üniversitesi’nde Prof. Dr. Attila Yazar ve ekibi çalışmalara başlarlar. Gelen sonuçlar hemen her ülkede aynıdır; Kinoa tüm koşulllarda başarıyla yetişebilen ve verim verebilen ender bitkilerden biri olmuştur.

Bu gerçek bilim camiasını heyecanlandırır ve artık daha fazla kaybedecek vakit olmadığına karar verilir. Takvimler 2013 yılını gösterirken Birleşmiş Milletler tüm dünyada ”Uluslararası Kinoa Yılı”nı ilan etmiş, bu bitkinin kitlelerce tanınmasını ve bilinmesini sağlamıştır. İnsanlığın geleceğini kurtaracak bitki olarak lansmanlar yapılır. Artan dünya nüfusunun kaliteli gıda ihtiyacına cevap verecek bitki olarak anlatımlar gerçekleştirilir. İnsan sağlığı ve su kaynaklarının tasarrufunun önemine vurgu yapılarak; dünyada pirinç tüketiminin düşürülmesi, 2050‘li yıllara gelindiğinde pirinçten daha fazla tüketilir hale getirilmesi yönünde projeksiyonlar çizilmiştir.

Tabi bu denli büyük bir lansmandan sonra tüm dünyada patlama yaşayan Kinoa talebi, fiyatları da inanılmaz ölçüde yukarıya çekmiş, 1 Dolar’dan düşük rakamlara satılan Kinoa fiyatları 6 Dolar‘a kadar yükselmiştir.

Tarım’ın Yumuşak Karnı ”Su” ile Kinoa İlişkisi

Bildiğimiz üzere insanoğlunun ihtiyaç piramidinin en tabanında sırasıyla ‘’gıda, giyinme ve barınma’’ ihtiyaçları yer almaktadır. Bunlar hayatımızın en elzem ihtiyaçları olmakla beraber aynı zamanda bin yıllardır değişmeyen yegane ihtiyaçlardır. Bu ihtiyaçların elzem olmasının yanı sıra kaynakları sınırlı olan dünyamızda, hızla artmaya devam eden insan popülasyonu, ihtiyaçlara olan talebide hızla arttırmaktadır. Artan dünya nüfusuyla ilgili bir yorumlama yapmak gerekirse; 2012’de 7 milyara ulaşan dünya nüfusunun 2050’ye varmadan 10 milyarı aşacağı öngörülmektedir. Ancak nüfus artışı kartezyen çarpımında ilerleyen bir hadisedir. Öyle ki 1804 yılında 1 milyar olan dünya nüfusunun 1 milyar daha artması yaklaşık 120 yıl sürmüş ve 1927’de nüfusumuz 2 milyara çıkmıştır. Ancak ikinci 1 milyarlık artış ise sanayileşmeninde hız kazanmasıyla yalnızca 33 yıl sürmüş ve dünya 1960 yılında 3 milyar insan nüfusuna ulaşmıştır. Bundan sonraki zaman dilimlerinde ise her 1 milyarlık nüfus artışı kademeli olarak 14, 13, 12 yılda bir gerçekleşmeye başlamıştır. Bugün nüfusumuz 8 milyara koşmaktadır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRSalep Tohumu Yetiştiriciliği

Nüfusun bu denli hızlı artış içinde olması başta gıda olmak üzere bir çok sektörde daha fazla talebi doğurmuş, gıda ihtiyaçlarını karşılamak adına yeni üretim sahaları açılmış, doğa ananın bize sunduğu ‘’su’’ gibi kaynaklar gıda üretimi için daha fazla sarf edilir hale gelmiştir.

Dünyadaki sınırlı tatlı su kaynaklarının efektif olarak kullanılabilmesi adına kinoa bitkisi FAO tarafından ön plana çıkarılmakta ve özellikle çeltik gibi su ihtiyacı azami seviyede olan bitkilerin üretiminin düşürülmesi planlanırken oluşan açığın kinoa ile doldurulması hedeflenmektedir. Kinoa, su ihtiyacı oldukça düşük bir bitki olmakla beraber pancarla aynı dönemde, yani erken bahar döneminde ekilebilmektedir. Bu sebeple ülkemizde bir çok bölgede herhangi bir sulamaya gerek kalmaksızın yetiştirilebilmektedir. FAO, dünyadaki pirinç tüketimiyle kinoa tüketiminin 2050 yılına kadar eşitlenmesi yönünde çalışmalar yürütüyor.

KİNOA’DAN ELDE EDİLEN MAMÜLLER

Kinoa bitkisi aracılığıyla elde edilen Kinoa’lardan birçok mamul elde edilmektedir. Dünyanın birçok noktasında Kinoa içerikli binlerce marka piyasaya sürülmüştür. Ancak Türkiye’de henüz bu tür çalışmalar çok sınırlıdır ve büyük işletmeler Kinoa’ya karşı ön yargılara sahiptir.

Dünyada Kinoa ile elde edilen mamüller;

UN EKMEK BÖREK
EKMEK KREMA MAKARNA
ŞEHRİYE ÇORBA BİSKÜVİ
GEVREK ÇİKOLATA YOĞURT
KRAKER TATLI – KEK ŞEKERLEME

 

KİNOA TOPRAK İSTEĞİ

Kinoa, Türkiye’nin her yerinde yetiştirilebilmektedir. Ancak en yüksek verim için elbette farklı toprak istekleri ve bölgelere göre farklı ekim tarihleri bulunmaktadır.

Kinoa en iyi olarak,

  • Kumlu,
  • Tınlı,
  • Humuslu,
  • Kireçli,

toprakta yetiştirilebilmektedir. En iyi toprak PH’ı ise 6 ile 8 aralığındadır. Kinoa bitkisi ek olarak tuzlu topraklara karşı dirençlidir.

EKİM ZAMANI

toprakekim

Kinoa bitkisi soğuk iklim bitkileri kategorisinde yer almakta olup tohumlarının çimlenmesi toprak sıcaklığı +2°C’de iken dahi gerçekleşir. Bitki ilk 55 günlük periyotta don, kırağı gibi iklimsel olaylara karşın çok büyük dirence sahip olmakla beraber pancardan daha iyi dirayet göstermektedir. Bu süreçte  -8°C’ye kadar dayanım sağladığı gözleniyor.

Kinoa çıkış yaptıktan sonra 2 yalancı yaprak gösterir. Yalancı yaprakların görülmesinden ortalama 45 gün sonra bitkiler çiçeklenme dönemine girmekte. Bitkinin özellikle bu dönemde sıcaklık hassasiyeti artar, 30°C’nin üzerini bu dönemde kesinlikle istemez. O yüzden Kinoa’nın kıştan çıkışta, ekilebilecek en erken dönemde ekilmesi önerilmektedir. Kinoa’nın erken ekilme özelliği ülkemiz koşullarında sulamasız bir şekilde tarımının yapılabilmesini de sağlar. Türkiye’de birçok çiftçi herhangi bir sulama gereksinimi kalmadan üretimlerini kıraç arazilerde sürdürebilmektedir. Ayrıca Kinoa ekilen araziye bir sonraki yıl tekrar ekim yapılması mümkündür. Ancak yinede üreticilerimize buğday gibi başka bir ürünle münavebeye almalarını öneriyoruz.

TOPRAK HAZIRLIĞI

toprak-hazirligi

Kinoa ekilecek yeri hazırlarken sonbahar-kış aylarında veya bir önceki yıl üretilen kültür bitkisinin hasadından hemen sonra dipkazan, tiller, pulluk gibi aletlerle derin sürüm yapılması gerekmektedir.

Derin yapılan işleme ile toprağın su ve hava tutma kapasitesi arttırılır. Kinoa ekimi erken dönemde yapıldığı için toprağın kaba bir yapıda olması ekim öncesi yapılacak yüzeysel işlemenin kolay yapılmasını sağlar.

Toprağın bozulan mikro ve makro organizma faaliyeti kış ayları öncesinde toprağın derin işlenmesiyle ilkbahar aylarına kadar düzene girer. Böylece bir önceki yılın kültür bitkisinin artıkları toprakta organizmalar tarafından parçalanıp ayrıştırılmış olur.

Toprak işlenmiş olacağından kış aylarında tarlada yabancı ot oluşumu önemli ölçüde azalacak, ekim öncesi, yani ilkbaharda yabancı ot problemi minimum seviyeye inecektir.

Ekim öncesindeki tarla hazırlığında ise kesinle derin veya devirerek toprak işleyen aletler kullanılmaması gerekmektedir. Kış sonrası bulunan ilk imkanda, toprak tavlı yapıda iken yüzeyden işleme yapmak, toprağın alt üst edilip tavını kaybetmemesi için önemlidir. Toprak üstten, kültivatör, hafif goble, tırmık gibi ekipmanlarla olabildiğine inceltilmelidir. Daha kış aylarından arazi ekime hazırlanmaya başlamalıdır. Özellikle yabancı ot popülasyonunu azaltmak için kıştan yapılan işçilikler oldukça önemlidir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRKenevir Yetiştiriciliği

Çıkışlarda sorun yaşanmaması için tarla kesekli veya kaba kalmamalıdır. Tarla hazırlığı mısır, ayçiçeği ve pamuğa benzemekle beraber susamdaki gibi daha ince işçilik gerektirmektedir. Aynı zamanda gerek görülmesi halinde toprak ekim öncesi merdane gibi ekipmanlarla iyice sıkıştırılmalıdır.

KİNOA EKİMİ

Ekimden önce kinoa tohumları kinoa periparatı ile kaplanmaktadır. Kinoa periparatı, yabancı ot kontrolü için dünya genelinde herhangi bir herbisit ilacı olmayan kinoanın bitki gelişim hızını arttırıp otu baskılamasına yardımcı olduğu için oldukça önemlidir. Aynı zamanda kinoada rastlanan kök hastalıklarına karşı mücadelede de oldukça önemli olan bu ürün ayrıca sonraki aşamalarda 2 kez de yapraktan uygulanmaktadır. Kinoa periparatı sıvı bir üründür.

kinoa aparat

Uygulama, tohumların temiz bir branda üzerine serilmesiyle yapılır. 1 kilogram tohuma 2 ml kinoa periparat tüm tohumları ıslamaya yetecek şekilde bir bahçe sırt pompasıyla tohumlara püskürtülür. Aynı zamanda ürünün tüm tohuma nüfuz etmesi için bir yandan tohumlar karıştırılır. Örneğin 50 kilogram tohum için 100 ml kinoa periparatı ortalama 2 litre suyla karıştırılır ve tüm tohumlar ıslatılana kadar püskürtme işlemi devam eder. Sonrasında ise tohumlar ince bir şekilde serilir ve kurumaya bırakılır. Kuruma işlemi tamamlandıktan sonra ekime geçilir.

Kinoa tohumları ortalama 2 mm çapında küçük bir yapıya sahiptir. Tohumların ekimi olabildiğince yüzeysel, kesinlikle derine düşürülmeden yapılmalıdır. Tohumların 1-1.5 cm derine düşürülmesi hem bitkinin çıkışta sorun yaşamaması hem de kuruda kalıp zayi olmaması adına en ideal derinliktir.

Ekim, buğday-hububat mibzeriyle tüm gözler açık olacak şekilde gerçekleştirilir. Sıra üzerinde ise sık bir şekilde tane bırakılır. Dekara en az 1 kilogram tohumluk kullanılması önerilmektedir. Bunun yanı sıra ekim esnasında tohumların veya taban gübresinin Quinoa Humat isimli gübreyle karıştırılması gerekmektedir. Dekara 2 kilogram gelecek şekilde karıştırılması gereken bu ürün toz halindedir. Toprağın tohum yatağı kısmında kendini sıkmasını ve kaymak (kabuk, kap vb.) yapmasını engeller. Tohumlarda çimlenme sonrası çıkışın daha hızlı olmasını ve daha derine kök salmalarını sağlar. Kök yapısının daha derine ulaşması bitkinin su ve mineral ihtiyacını karşılaması yönünden oldukça kritiktir, dolayısıyle verimi yukarıya çekmek için önemlidir.

Yeni sistem hassas buğday/huhubat mibzerleri yonca, kanola gibi küçük tohumlu bitkilerin ekimi için genellikle özel bir çark sistemine sahiptirler. Ancak bu tip mibzeri olmayan çiftçilerimiz taban gübreleriyle tohumu karıştırarak ekim gerçekleştirebilirler. Gübre ve tohum karıştırılarak ekim yapılacaksa tohumun dibe çökmesini engellemek için ekim sırasında ara ara gübre-tohum karışımı karıştırılmalıdır. Ekim derinliğini ayarlamada zorluk çeken çiftçilerin ise mibzerin ayaklarına bağlı olan boruları sökmeleri önerilir. Bu şekilde tohumlar toprağa serpme olarak düşecektir ve arkasındaki tırmıklar tohumların üzerini kapatacaklardır. Son olarak ise ekimden sonra tarlaya merdane veya tapan ile girilmesi tohum yatağının iyice sıkışması ve sağlıklı çimlenme sağlanabilmesi adına önemlidir. Ancak toprağa çok fazla baskı yapılmasından uzak durulmalı.

KİNOA GÜBRELEME ve İLAÇLAMA

gubre

Kinoa ekilecek araziye taban gübresi olarak ortalama 25 kg 20-20 veya 20 kg 18-46 DAP uygulaması yapılması gerekmektedir. Arazi durumuna göre veya toprak analizi yapıldığı takdirde ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak bu rakamlar bir miktar yükseltilebilir. Ayrıca tarla hazırlığı bittiği noktada, ekimden hemen önce üstten 15 kg amonyum sülfat uygulaması bitkinin ilk etaptaki azot ihtiyacına cevap verilmesi adına önemlidir. Bunun yanı sıra ekim bölümünde anlatıldığı gibi mibzerin tohum bölmesine dekara 2 kilogram gelecek şekilde Quinoa Humat isimli ürünün eklenmesi gerekmektedir.

UYGULANACAK GÜBRE  UYGULAMA MİKTARI UYGULAMA ŞEKLİ
20 – 20 veya 18 – 46 DAP Dekara25 kg 20 – 20 veya 20 kg 18 – 46 Goble, Aysan, tırmık vb. uygulamasından önce atılıp işçilik ile beraber toprak altına karışacak
Amonyum Sülfat Dekara 15 kg İşçilik bitince ekimden hemen önce atılacak, toprak altına karıştırılmayacak
Quinoa Humat Dekara 2 kg Mibzerde tohum gözünde tohumlar ile karışıtırılacak ve tohumlar ile düşecek

KİNOA ZARARLILARI

kinoa zararlılar

Ülkemizde yapılan kinoa üretimlerinde en yaygın karşılaşılan zararlılar bozkurt, yaprak piresi ve yaprak bitleridir. Bu zararlılara çıkıştan 2 hafta sonra 4-6 yaprak döneminde rastlanabilmektedir. Özellikle bozkurt çok kısa zamanda ciddi zayiyatlara sebep olabilmektedir. O yüzden hemen çıkış sonrası veya en geç ilk yaprak gübresiyle beraber bu zararlılara karşı Lambda-Cyhalothrin etken maddeli ilaç ile uygulama yapılması gerekmektedir.

YABANCI OTLAR

yabancı ot

Önemle altını çizmek isteriz ki ülkemizde henüz Kinoa’ya ruhsatlı bir herbisit (yabancı ot ilacı) bulunmamaktadır. Ancak yapılan denemelerde bazı herbisitlerin yabancı ot kontrolünde başarıya ulaştığı gözlemlenmektedir. Herbisit konusu gerek uygulanacak dozaj gerek ise uygulama dönemi yönünden oldukça hassas bir konudur. Yanlış bir uygulama Kinoa bitkilerine de zarar verebilir. O yüzden çiftçilerimizin herbisit uygulamalarında dozaj ve uygulama zamanlarında azami dikkat göstermesi gerekmektedir. Bu hususta verilen bilgiler tamamen bilgi amaçlı olup ot kontrolünün sonbahar ve kış aylarında yapılacak tarla hazırlıklarıyla yabancı ot popülasyonunu azaltmaya, ayrıca ekim döneminden sonra mekanik veya elle mücadeleye dönük olmasını önermekteyiz.

Kinoa çiftçisinin yabancı ot mücadelesindeki en büyük avantajı Kinoa bitkisinin erken bahar döneminde, havalar henüz serin iken ekime müsait olması ve sık ekim ile beraber Kinoa bitkisinin dominant yapısının ot barındırmamasıdır. Erken dönemde ekilen Kinoa, henüz yabancı ot tohumları uyanmadan gelişimine başlar. Bu süre zarfında bitkiler çıkış sonrası 20 günlükten itibaren üre gübresininde takviyesiyle hızla araziyi örter. Güneş ışığı alamayan yabancı otlar baskı altına alınır. Ayrıca üre uygulamasından hemen önce arazide tel tırmık ile ince bir işçilik yapmak hep ot popülasyonunu azaltmaya hem de toprağın havalanarak bitkinin gelişimini hızlandırmaya yardımcı olur.

Yine de çok elzem durumlarda herbisit kullanımına ihtiyaç duyulması halinde dar ve geniş yapraklı otlar için etkili olan zirai ilaçlar bulunmaktadır. Dar yapraklı kanyaş, buy, karaçim, tilki kuyruğu, yabani yulaf, darıcan, ayrık, delice, kuş yemi gibi otlara karşın Kinoa çıkış sonrası 25-30 günlük iken Haloxyfop-R-Methyl Ester etken maddeli (Öneri olarak dekara 60 ml Super Gallant) ilaç kullanılabilir. Ayrıca geniş yapraklı kokarot, imam kavuğu, papatya, köygöçüren, yabani salata, eşek marulu, diken, peygamber çiçeği gibi yabancı otlara karşın Kinoa çıkış sonrası 25-30 günlükte iken Clopyralid (Öneri olarak dekara 80 ml Lontrel 100) etken maddeli ilaç kullanılabilir. Bu iki ilaç birbiriyle karıştırılabilir. Ancak dozajların kesinlikle ve kesinlikle aşılmaması, ilaç uygulaması yapılması esnasında bindirme yapılmaması ve bu ilaçlardan sonra 2. yaprak gübresinde kullanılan Quinoa Periparat’ın dekara 10 ml çıkarılarak kullanılması elzem önemdedir. Ayrıca çıkış sonrası 30 günden sonra ilaçlama yapılması çiçeklenme döneminde bitkiyi negatif etkilediğinden dolayı ilaçlamaların kesinlikle en geç 30 günlükte bitirilmesi gerekmektedir.

SULAMA

Kinoa’nın su ihtiyacı ülkemiz koşullarında bahar yağmurlarıyla birlikte rahatlıkla karşılanabilmektedir. Ancak bazı kritik dönemlerde kuraklık görülmesi halinde sulama yapılması ekstra verim ile dolgun ve iri tane alınabilmesi açısından artılar katmaktadır. Şayet bu dönemlerde yağış alınması halinde kesinlikle sulama yapılmamasını önermekteyiz. Bilinçsiz ve fazla sulama neticesinde Kinoa’da kök ve yaprak hastalıkları meydana gelebilir. Ayrıca yapılacak sulama kesinlikle salma sulama olmamalıdır. Bitki yağmurlama veya damlama sulamaya uygundur.

Kinoa çıkış sonrası 40-45 gün arasında iken (çiçeklenme döneminin hemen öncesi) şayet yağış yok ise sulama yapmak bitkinin çiçeklenme sürecinde stres koşullarından arınması ve sağlıklı bir çiçeklenme geçirmesini sağlar. Bitki çiçeklenme döneminde ne kadar tane bağlayacağına karar verir. O yüzden kendini suya veya besine ulaşabilir hisseder ise daha fazla tane besleyebileceğini öngörür.

Çıkış sonrası 45 ile 60 günlük arası, çiçeklenme döneminde gübre veya ilaç kullanımı yapılmadığı gibi kesinlikle sulama da yapılmaması gerekir. Bu süreçte tomurcukların üzerinde sarı çiçekler belirir. Bu çiçekler bölgesel koşullara bağlı olarak daha fazla süre bitkinin üzerinde kalabilir. Her halükarda çiçeklerin tamamen kaybolması beklenmelidir.

Çiçeklenme dönemi sona erdiğinde ise tane oluşum dönemine girilir. Çiçeklenmenin hemen ardından şayet yağış düşmez ise toprakta 10 cm’e kadar tav bırakacak şekilde sulama yapılması kaliteli ve iri tane alınmasını sağlar. Bu durum dekarda alınan verime büyük katkı sağlamaktadır. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere ülkemiz koşullarında bölgesel ekim dönemleri kaçırılmadığı sürece normal şartlarda bu periyotlarda yağış alınmaktadır. O yüzden kuraklık problemi yaşanmadığı yıllarda bir çok çiftçimiz sulama yapmadan yüksek verimler elde edebilmektedir.

KİNOA HASAT

kinoa hasat

Kinoa bitkisi hasattan 1 ay önce alt yapraklardan başlayarak üst yapraklara doğru sararmaya ve yapraklarını bırakmaya başlar. İlk olgunlaşan sömek (kelle) kısmı olurken bununla paralel yapraklar düşer ve en son olarak gövde kurur. Bitkiler turuncu renge büründüğünde, salkımlar elle ufalandığında taneler ele geliyorsa bitki hasada gelmiş durumdadır. Diğer bir deyişle tane nemi %15-16 seviyelerinde biçime başlanır.

Biçimde buğday aparatlı biçerdöverler rahatlıkla kullanılabilir. Elekler tamamen kapalı olmamalı ancak en düşük seviyede açılmalıdır. Biçerdöverin kontrası sıkılmalı rüzgarlık ayarı 500-600 devir şeklinde ayarlanıp deneme biçimi yapılmalıdır. Şayet makine taneyi arkadan dökmüyorsa bu ayarda biçim yapılabilir. Ancak biçim esnasında biçerdöver deposuna yoğun bir şekilde çepel, çöp ve yabancı ot tohumları var ise rüzgarlık ayarı biraz daha artırılabilir. Ayrıca tane çepelden ayrılmıyorsa kontra bir miktar daha sıkılabilir. Bu işlemleri yaparken makinenin arkadan tane döküp dökmediği kontrol edilmelidir.

Hasat sonrası eğer ürün kirli ise mutlak surette elenmelidir. Çünkü batık ürünler içerisindeki yeşil aksam veya ot tohumlarından kaynaklı çok hızlı bir şekilde kızışma yapıp bozulmaya veya böceklenmeye uğramaktadır.

Eleme işlemi elek ayarı yapılmış selektörlerde veya en basit haliyle 2 mm’lik kum eleklerinde dahi yapılabilmektedir. Ayrıca helezon yardımı ile aktarma yapılabilir veya ürün savurularak temizlenebilir. Ürün elendikten sonra şayet hala rutubetli ise bir branda veya beton zemin üzerine yayılıp kurutulması gerekmektedir. Ürün serilirken ince yayılmalı ve belirli aralıklarla karıştırılmalıdır. Hasat yaz aylarında yapıldığı için ürünün kuruması hızlı olmaktadır.

Ardından temizlenen ve kurutulan ürün eğer küçük tonajlı ise (10 tona kadar) çuvallanarak depolanmalıdır. Tercih edilen çuvalların gübre çuvalı olmamasına özen gösterilmesi gerekmektedir.

Derneğimizin sağladığı tohum çeşitlerinden çıkan kinoalar 75-77 hekrolitreye sahiptir. İyi bakılan bir arazide tane verimi 220-310 kg/da arasında gerçekleşirken ortalama 250 kg bandında verim alınmaktadır. Ancak bazı arazilerde bu rakamların üzerine çıkılarak 400 kilograma kadar verim alabilen üreticimizde bulunmaktadır.

Ürün alımları konusunda kalite değerlemesi ürünün temizliği ve kalibrasyonuyla ölçülmektedir. Kinoa proteini için tüketilen bir ürün olmasına rağmen henüz birçok firmaca alımlarda protein değerlemesi aranmamaktadır. Sadece yurtdışına ihraç edilen ürünlerden bazılarında firmalar protein kriterini göz önüne alınmaktadır.

Ürün hasat edildikten sonra içeriğindeki yabancı ot tohumları, taş, yaprak veya yeşil aksam gibi yabancı metaryelden mümkün mertebe temizlenmelidir. Bu sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için hasat öncesi araziden yabancı otlar mümkün mertebe temizlenmeli ve biçerdöver ayarları düzgün yapılmalıdır. / Kinoa Derneği

KİNOA FİYATLARI

Türkiye’de son dönemde kinoa fiyatları önemli oranda yükselişe geçmiştir. 2018 yılında ortalama 5 lira 50 kuruştan alıcı bulan Kinoa, 2019 yılı itibarıyla 6 liraya kadar yükseldi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir